Assassin's Creed 4: Black Flag Video İnceleme

Tarih yüzyıllar boyunca farklı kahramanlıklara ve destanlara ev sahipliği yaptı. Kimileri dilden dile dolaştı kimileri ise tarih kitaplarının tozlu sayfalarında kaybolup gittiler. Bu kahramanlardan bazıları şartlar gereği elini taşın altına koyarken bazılarının kaderiyse daha 2-3 kuşak öncesinden belliydi...

İşte Conner'da kanında kahramanlık yatan karakterlerden biriydi. Bağımsızlık savaşında önemli bir ol oynayan Conner'dan sonra yeni AC oyunu black Flag'te Edward Kenway'ı kontrol ediyoruz.

İçinde büyük bir ateş yananların, yerleşik bir hayattansa rüzgarın akışına kapıldığı yıllar.. Uçsuz bucaksız maviliklerde gemilerin ticarete, korsanların ise eğlence ve maceraya yelken açtığı dönemlerde karşımıza çıkıyor Edward... Meşhur kapşonun altına biraz şans, biraz da rastlantı ile giren Edward, kısa süre içerisinde nam salan bir korsan haline dönüşüyor.


Günümüze döndüğümüzde ise olayların çok daha kafa karıştırıcı bir hal aldığını görüyoruz. Son olarak acılar içerisinde bıraktığımız Desmond gizemini korurken, Abstergo şirketinin bilinmeyen bazı yönleri karşımıza çıkıveriyor.... Şirketin merkez binasında aslında işlerin nasıl yürütüldüğü çok daha net bir şekilde resmedilmiş...
 
Edward sert görünümü aksine zaman zaman alaycı, zaman zaman uçarı bir karakter portresi çiziyor. Belki jack Sparrow kadar uç noktada değil ama bir korsanda olması gereken hemen hemen tüm özelliklere sahip. Karakterin bu başarılı çizgisine rağmen karakterle bütünleşme konusunda sıkıntılara sahip Assassin's Creed 4. Tıpkı 3. oyunda olduğu gibi ne Altair, ne de Ezio kadar bağlanabiliyoruz yeni karakterimize....
 
Black Flag her zaman olduğu gibi gerçek mekan ve olayların dokunuşuna sahip. 18. yüzyılın ilk dönemlerine başlayan hikaye boyunca karayiplerin farklı noktalarını ziyaret ediyoruz. Karayipler oyunun konseptine uygun bir şekilde hayata geçirilmiş. Hawana, Kingston ve Bahamalar'ın başkenti Nasau oyundaki üç büyük yerleşke olarak haritamızı süslüyor. Tabi bunların dışında 50'den fazla irili ufaklı adaya da yer verilmiş. Her Assassin's Creed oyununda olduğu gibi tüm bu yerleşkeler farklı yapı ve doğal güzelliklere sahip.

Mağaralar, şelaleler, sıcak yer altı kaynakları ya da sık ormanlar bu güzelliklerden sadece bir kaçı. Sahilde kendi halinde dolaşan karetta karettalar, ormanda dişini gösteren vahşi yaşam ya da hiçbirşeyden habersiz rıskı peşinde koşturan Flamingolar.... Avlanmak için peşine düştüğümüz köpek balıklarını, etinden kemiğinden faydalandığımız canlıları ya da denizi yarıp tüm ihtişamını gözler önüne seren balinaları da es geçmeyelim..

Özellikle doğal ortam konusunda yapım ekibini tebrik etmek lazım. Korsan çağını bu dünya ile sağlam bir şekilde desteklemişler. Tabi bu noktada 3. oyunda tatlı niyetine karşımıza çıkan gemi savaşları, bu sefer ana yemek olarak masamızı süslüyor. Hikayenin büyük bir bölümünde güvertede dümen sallarken buluyoruz kendimizi...
 
Gerek hikaye, gerek yan görev, gerekse de ulaşım için gemimiz Jackdow'a sırtımızı yaslıyoruz. Tabi sık sık gemi savaşlarına girdiğimiz için onun bakımına ve güncellemelerine de önem vermemiz gerekiyor. ilk etapta sadece top ve varil atışı gibi özelliklere sahip olan gemimize daha sonra mortar gibi silahları alma şansına da sahibiz. Tabi bunun dışında dümen, güverte ya da geminin pruva kısmında da görünümü etkileyen değişikliklere gidebiliyorsunuz.

Gemi savaşları oyunun en keyifli kısmını oluşturmuş ve genel olarak ikiye ayrılıyor. Hikaye ya da mühimmat ihtiyacınızı gidermek için maviliklere açılıyorsunuz. Sancak, alabanda derken uygun pozisyonu alıyor ve rakip gemilere elinizdeki tüm silahlarla saldırıyorsunuz. Bu noktada mühimmatı zedelememek için dikkat etmeniz gereken bir durum var. Eğer rakip gemiye çok fazla hasar verirseniz batıyor ve mühimmatın ancak belli bir kısmını alabiliyorsunuz. Eğer son vuruşu yapmazsanız gemiye yanaştığınız anda tayfanız harekete geçiyor ve korsan temalı filmlerden aşina olduğumuz sahneler ile karşılaşıyoruz. Böylece mühimmatı sağlam teslim alıp, geminin karanlık sulara gömülmesine tanıklık edebiliyorsunuz. Tabi gemi savaşlarında da karşılaştığımız bazı hatalar olabiliyor..


Aldığınız silahları ya da geminize ait düzenlemeleri yaptığınız kaptan köşkünde oyunun bir diğer özelliği çıkıyor karşımıza. İlerledikçe filonuzu geliştiriyor ve bu uçsuz denizlerin dört bir köşesine gönderebiliyorsunuz. Tıpkı suikastçi sistemi gibi filonuza ait gemileri farklı görevlere göndermenize izin verilmiş. Hatta bu kısımda mini bir oyun da sizi bekliyor.

Deniz kısmının bir diğer güzelliği de derin mavilikte rüzgarın akışına kapılmak. jackdraw'ın dümenine geçip amaçsızca ilerlemek bile huzur veriyor insana. Yer yer değişen hava şartları güvertede gıcırdamalara neden olsa da güneşin doğuşuna doğru süzülmek gibisi yok... Başta da dediğim gibi bir önceki oyunun da en başarılı olan kısımlarından açık deniz dinamikleri, Black Flag'in de bel kemiğini oluşturmuş.
 
Ne varki Assassin's Creed 4, açık denizlerde ne kadar farklı bir oyunsa karaya çıktığınızda ise o kadar bilindik yönleriyle karşılıyor bizleri... Neredeyse ikinci oyundan beri ağaçlara çıkmak ve irili ufaklı değişiklikler dışında aynı yapıyla karşımıza çıkan seri, bu geleneğini dördüncü oyunda da pek bozamamış. Yüksek noktalarda harita keşfi yapıp aşağıya doğru süzülmek, suikast, takip etme görevleri, gene sık sık karşımıza çıkıyor. Doğal olarak zaten aşina olduğumuz bu görevler kendini tekrara düşünce oyundan da sıkılmaya başlıyorsunuz. Bu noktada dünyanın farklı tasarımı ve mekanlar bu tekdüzeliği bir nebze de olsun bozabiliyor.

Dövüş dinamiklerinde gene yapay zeka sorunu karşılıyor bizleri. Contra atak sistemi ya da rakibin pzoisyonunu bozma gene kilit noktayı oluşturuyor. Komboların daha akıcı resmedildiği bu kısımda sıralı bekleme geleneği yerini korumuş. Gene de oyunun çehresi daha çok keşfetme ve deniz savaşlarına yoğunlaştığı için eskisi kadar sırıtmıyor bu durum..


Korsan çağı Black Flag'in en büyük avantajı..Başta da söylediğim gibi derin sularda süzülen gemiler ve karayip atmosferi oyunun çehresini de değiştiren unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle vahşi doğada görsel açıdan dilediğiniz tüm detayları bulabiliyorsunuz.. Medeniyeti simgeleyen yapılarda ise işin rengi biraz değişiyor. Öncelikle obje konusunda çok zengin bir oyun ile karşı karşıyayız. Fakat bu objelerin detayı düşük, kaplamaları zayıf olunca ister istemez gözünüz bu detaylar arasında yorulabiliyor. işte bu andan itibaren oyunun aslında tamamen yeni nesil için tasarlandığını hissetmeye başlıyorsunuz. Tabi seriden aşina olduğumuz kaybolan karakterler ya da bazı anlarda gözükmeyen kaplamaları da yeni oyunda sık sık görüyoruz.

Oyunun sürükleyiliciğini baltalayan bir diğer unsurda görev geçişleri. Sürekli çıkan yüklemeler gündüz başlayan kısa bir ara sahnenin birden geceye bağlanması yaşayan bir dünyadan ziyade aslında her şeyin kurulu bir düzene ait olduğunu haykırıyor.

Bu eksilere rağmen dümen başına geçip denize açıldığınızda herşey aklınızdan uçuveriyor. hele bir de tayfanız yanık bir türkü tutturmuşsa keyfinize diyecek yok demektir... Tabi bu keyifli anlar top atışlarıyla bozulduğunda oyundaki müziklerin daha da hareketlendiğini görüyoruz. Korsan çağına uygun olarak vurmalı ve telli çalgıların tercih edildiği Black Flag, diyaloglar açısından da yeterli bir düzeyde seyrediyor.


Haa multiplayer modlarını es geçmeyelim çünkü bu sefer bazı yenilikler bizi bekliyor. Artık alışılagelen manhunt, Deathmatch, Free for All gibi modlar gene yerini korumuş. Multiplayer kısmındaki en büyük yenilik ise Game Lab oluyor. Bu kısımda tabi ki çok köklü değişikliklere müdahale edemiyorsunuz. Ama oyunun kurallarını, özelliklerini ya da silahlar arası seçim yapmanıza izin verilmiş. Bu sayede farklı modları farklı şekillerde tamamlamak mümkün oluyor.

Sonuç olarak Assassin's Creed 4: Black Flag sahip olduğu eksikler, grafiksel hatalar tabi ki mevcut. Fakat daha da önemlisi oyunu özlememize fırsat kalmadan her sene karşımıza çıkması... Bu bağlamda önemli bir handikaba sahip olan seri, doğal olarak çok büyük yenilikleri de beraberinde getiremiyor.

Genel anlamda başarılı bir görünüm sergileyen, en azından iyi bir korsan oyunu havasını veren bir yapım Black Flag. Özellikle serinin hayranlarını tatmin edecek olan yapım, genel olarak bizden 8 alıyor. Bir başka videoda görüşmek üzere, Randy Randy ouuu....

Editör Notu: Herkesin oynayabileceği başarılı bir yapım.
8,0 Puan EDİTÖRÜN PUANI
Kullanıcı Puanı

6,8

Sizin Oyunuz:
İlgili İçerik Oyunun Künyesi
Assassin's Creed IV: Black Flag Platformlar: ÇOKLU PLATFORM Geliştirici: Ubisoft Montréal Dağıtıcısı: Ubisoft Tür: Action Çıkış Tarihi: 29 Ekim 2013
Künyenin Tamamını Görüntüle Yorumlar 67 Forumda Görüntüle
Yorum Yaz Forum Arayüzünde Yanıtla

Aşağıdaki formu kullanarak yorum yapabilirsiniz..

Üyelik Durumu Üyeyim Üye Değilim E-posta

Diğer Videolar
Remnant II, Oxenfree II, Pikmin 4, F1 Manager 2023 ve dahası! Oyun Dünyasında Bu Ay - Temmuz 2023 04 Temmuz Diablo 4, Street Fighter 6, Final Fantasy 16, F1 23 ve dahası! Oyun Dünyasında Bu Ay - Haziran 2023 08 Haziran Yüzüklerin Efendisi: Gollum, Yeni Zelda, Outlast Trials ve dahası! Oyun Dünyasında Bu Ay - Mayıs 202 10 Mayıs Yeni Minecraft, Star Wars Jedi: Survivor, Dead Island 2 ve dahası! Oyun Dünyasında Bu Ay - Nisan 202 04 Nisan Last of Us Part 1 PC, Resident Evil 4 Remake, Wo Long ve dahası! Oyun Dünyasında Bu Ay - Mart 2023 06 Mart
Forumdan Konular
DH'den Haberler